Bir Garip Yangın, Bir Tuhaf Soygun...
Waylon Prendergast adında bir Amerikalı
gece boyu içtikten sonra,
evinin yolu üzerindeyken,
mesleğini icra etmeye karar verdi.
Epeyce çakırkeyif olduğu halde,
alışık olduğu üzere,
içeride herkesin derin uykuda olduğunu tahmin ettiği
bir evin penceresine tırmandı.
bir iki zorlamadan sonra pencereyi açtı .
Sezsizce içeri süzüldü.
Çantasını, çekmecelerden ustalıkla çıkardığı
mücevherle, parayla doldurdu.
'İyi bir iş' çıkarmıştı.
Evde kimse uyanmadan
pahada ağır yükte hafifleri kolayca buluvermişti.
Arka kapıdan sessizce çıkıp,
evinin yolunu tuttu.
Bir süre yürüdükten sonra,
evinin olduğu sokağın köşesini döndü.
Fakat o da ne!
üç itfaiye aracı yolu kesmiş,
bir evden çıkan alevleri söndürmeye çalışıyordu.
Hayret; bu kendi evi idi.
Çok sonra anlayacaktı ki
birkaç saat önce soyduğu, kendi eviydi.
Pencereye tırmanırken ağzından düşürdüğü
izmaritle kendi evini ateşe vermişti.
Gelin görün ki,
Waylon'dan daha acınacak ve gülünecek haldeyiz.
Kendi evini soyan Waylon'un çaldıkları elinde kalmıştır.
Ancak gıybet ederek,
kendi sevap evimizi kendi ellerimizle soyduğumuzda,
elimizde hiçbirşey kalmayacaktır.
NOT: Bu yazı Senai Demirci'nin TİMAŞ yayınevinden çıkan
" Söz Yangını " isimli kitabından alınmıştır.
Sizlerle paylaşmak istedim.
Söz yangınından korunmak ümidi ile......